83 kez okunmuş.

Birden Fazla Çanak ve Motorlu Çanak Kurulumu26 Nisan 2009 - 15:01

Ekleyen : admin | Kategori : ANTEN KURULUMU | Henüz yorum yapılmadı

Etiketler: , ,  
104 kez okunmuş.

Çanak Anten Nasıl Seçilir26 Nisan 2009 - 14:34

Ekleyen : admin | Kategori : ANTEN KURULUMU | Henüz yorum yapılmadı

Bildiğiniz gibi çanak sadece uydudan gelen sinyalleri belirli bir noktada yoğunlaştırmaya yarayan bir tür ayna gibi olduğundan almancada Spiegel (ayna) denilmektedir. Verimliliği ise doğrudan büyüklüğü ile geometrisindeki kusursuzluktan başka birşeye bağlı değildir. Geometri olarak da ülkemizde sadece tek odaklı parabol antenler satılmaktadır. Cassegrain, Gregoryen ve Planar tiplerin piyasamızda pek bulunmadığını belirtelim. Satılan parabol antenlerin de tümünü tek odaklı yuvarlak ve 1,5m den küçük ise offset, büyük ise ortadan beslemeli (prime focus) farzetmek hatalı olmaz. O yüzden seçeneklerimiz büyüklüğü dışında sabit/hareketli, metal/polyester oluşuna ve markasına bağlı kalmaktadır.

Kullanıcı iseniz ve montajcınıza güveniyor iseniz, normalde antenin seçimine katılmanız hatta anteni görmeniz bile gerekmez. Aşağıda yazacaklarımızı montajcınız genellikle bildiğinden size en uygun maliyet ve dayanıklılık koşullarına göre seçimi o yapacaktır. Ancak genelde size bu bazda hizmet verebilecek bir montajcıyı uygun maliyetle bulabilmeniz oldukça güç olduğundan size yine de bazı şeyleri kendiniz bilmenizi öneriyoruz.

Çanak büyüklüğü
Almak istediğiniz yayınlar bulunduğunuz yöreye farklı güçlerde ulaştığından kimilerini 40cm çanakla alabilmekte iken kimilerini 7m çanakla bile istenen kalitede almanız mümkün olmaz.

Çanağı tam gereken büyüklükte seçmek göründüğü kadar kolay da değildir. Çünkü zamanla tercih ettiğiniz kanallar veya uydudan alınabilme koşulları değişeceğinden uzun vadede elinizdeki çanağın kullanılma riskini tümüyle sıfıra indirebilecek bir seçim hemen hemen mümkün değildir. Bize göre seçeceğiniz yöntem aşağıdakilerden biri olmalıdır.

Izlemek istediğiniz kanal az bilinen, (örneğin Japon NHK Premium gibi) bir kanalsa bu durumda bu kanalı iki yıldır 1,5m çapında bir çanakla izlemekte olan bir arkadaşınız veya uyducunuz yakın dönemde herhangi bir değişikliğin sözkonusu olup olmadığını veya bu büyüklüğün ne derece yeterli olduğunu size oldukça doğru bir şekilde söyleyebilir.

Fazla abartmamak kaydıyla seçeneklerinizin olabildiğince bol olmasını istiyorsanız size maliyetini de dikkate alarak 1.5m veya 2.0m hareketli bir sistem seçebilirsiniz. Bu size sisteminizin diğer özelliklerine de bağlı olarak 250-500 kanal yayın alma imkanı verir. Ancak böyle bir sistemin teknik gerekleri oldukça ayrıntılı olacağından kullanıcı olarak kendinize, servis için de uyducunuza güveninizin tam olması gerekir. Ayrıca yine de böyle bir sistem türkiyeden izlenebilen tüm kanalları izlemek için yeterli olmayacaktır.

Sadece Türk kanallarını izlemek için 60cm tek çanaklı ucuz (analog) bir sistem veya daha büyük çaplarda 2-3 çanaklı bir sistem seçebilirsiniz. Sabit çapları 60-150cm arası 2-4 çanaklı türk ve yabancı yüzlerce kanaldan oluşan analog ve digital bir sistem de seçebilirsiniz.

Çanakların sabit olması arıza olasılığını azaltacak, herhangi arıza durumunda tüm kanalları kaybetme olasılığını da oldukça düşürecektir. Çok özel durumlar dışında 200cm den büyük çanak kullanmanıza gerek olmaz. O yüzden çanak büyüdükçe sağladığı kazanç artışına karşılık maliyeti oldukça pahalıdır.

Çanak cinsi
Çanak seçerken belki de en öncelikle dikkate alınması gereken şey çanağın koyulacağı yerdir. Örneğin İstanbul gibi tepelerden oluşan bir kentte ve bu tepelerden birine yakın oturuyorsanız, çanak kuracak yer olarak da çatı gibi açıkta ve yüksekte kalan bir yer seçmişseniz o zaman 3mm aluminyumdan sıvanmış bir çanak kullanmayı aklınıza bile getirmemelisiniz. Gerçi bu çatılardaki 10mm demiri birkaç sene içinde eritip bıçak ucu kadar sivri çöp kadar dayanıksız hale getiren asit rüzgarlarına karşı korozyon mukavemeti bakımından aluminyum saça göre çok daha dayanıklıdır ama lodos veya bir başka kuvvetli rüzgar birkaç kuvvetli sarsışta söküp alamaz ise vibrasyon etkisiyle zaman içinde yorup bağlantı noktalarını lime lime eder yırtıp alır. İyi sıkılmamış yaysız bir vida bulduğunda döndürerek açar ve söküp atar. Sonuç olarak böyle ince bir çanağın birkaç sene dayanması bile neredeyse mucize olur. Rüzgar gücünün etkisini önemli ölçüde zayıflatan perfore (delikli) saçtan yapılma (mesh tipi) çanaklar ülkemizde zor bulunmaktadır. Bunların da düşmanı üzerindeki en dayanıklı epoksid boyayı geçebilirse alttaki saçı hemen yiyerek delikleri kocaman hale getirip çanağı öldüren asit rüzgarıdır. (Bu rüzgarların yaptıklarını görünce insan ciğerlerimizin nasıl olup da bu havaya delinmeden dayanabildiğine şaşırmadan edemiyor.)

Rüzgarlı yöreler için ülkemizde önerebileceğimiz tek ucuz alternatif CTP (cam takviyeli polyester) antenlerdir. Asit rüzgarlarına ve orta şiddetteki rüzgarlara karşı inanılmaz derecede dayanıklı olan bu çanakların da zamanla içine nem işlemesi, sıcak ve soğukla bu gözeneklerin çalışarak cerkot denilen kaygan en üst tabakayı alttaki metalize polyesterveya taşıyıcı tabakadan ayırması veya çanağın geometrisini (verimini) bozacak şekilde deforme olmasına yol açması söz konusudur. Üretim sırasında kullanılan teknikler ve hazırlanan polyester macunun içinde küçük hava habbelerinin kalmamış olması çanağın ömrü bakımından son derece belirleyici olmaktadır.

Çanak cinsi derken, üzerine monte edildiği ayak (mount) yapısının da son derece önemli olduğunu. Bazı tiplerin çok kısa sürede korozyona uğradığını vidaların bulunduğu yere kaynadığını, kaynak yerlerinden içeriye doğru korozyon işleyerek dayanıklılığını yok ettiğini çevre felaketi bir çöp hale geldiğini belirtelim.

Uygulama zorluklarına rağmen uygun durumlarda düşey duvara L ayakla montajın (rüzgar v.s avantajları bakımından) tercih edildiğini, çanak seçimi sırasında bu imkanın da gözönünde bulundurulması gereğini hatırlatalım.

Çanak Verimi
Alacağınız çanağın verimli olup olmadığını nasıl anlarsınız? Kokusuna bakarak, cebinizden kumpas, metre çıkarıp şurasını burasını ölçerek, f/D oranına bakarak, en iyi markanın hangisi olduğunu öğrenerek, Metal, offset, ithal, beyaz oluşuna bakarak, satıcıya çanağın kazanç dBi degerini, etkinlik yüzdesini sorarak, dökümanından bakarak? Kestirmeden cevabı söyleyelim. Anlayamazsınız.

Satıcınız size satmak istediği çanağın en iyisi olduğunu, *** marka olanların, offset olanların, ithal olanların, TV şirketlerinin satın aldığı modellerin en iyisi olduğunu söyleyecektir. (Araba alırken “doktordan” olması gibi “TV şirketlerinin tercih ettiği” çanağın da sizin için en uygun olması akla yakın görünse de biraz dayanaksız gelmektedir.)

Satıcınızın ve hatta çanağınızın üreticisinin çanağın etkinlik yüzdesi ve kazancı gibi teknik değerleriyle arası pek iyi değildir. Çanağa ilişkin (şayet bulabilirseniz) teknik dökümanların hazırlanışından bunu kolayca anlayabilirsiniz. Bunları ölçen bağımsız tüketici kuruluşları hatta soran müşteri de pek olmadığından satıcınız bu sorunuza şayet hazırlıksız yakalanmamışsa size avrupanın SMW gibi iddialı üreticilerinin kullandığı etkinliği %70, kazancı 55cm/36dBi olduğunu söyleyecektir. (Tabii inanmazsanız siz kendiniz ölçün ?)

Gerçi kendiniz bu değerleri tam inandırıcı bir biçimde ölçemezsiniz ama kurulduğunda (biraz da kurucusuna bağlı olarak) anten kendi kalitesini ve verimini belli eder. Çanak “az-el” yönlendirmesinin, LNB odak uzaklığının ve polaritesinin tüm ince ayarlarının yapılmasından sonra aynı şekilde, aynı LNB ile aynı uydunun takatini bildiğiniz aynı yayınına sahametrenizin okuduğu sinyal şiddeti ve kalitesi için başka bir çanakla okuduğunuz değerleri karşılaştırdığınızda iki çanak arasında hangisinin daha iyi olduğu hakkında bir fikir edinebilirsiniz. Aslında sahametre gerekli de değildir. Aldığınız en zayıf analog yayındaki çapakların yoğunluğu size bu konuda bir fikir verecektir. Digital uydu alıcılarında ise zaten genellikle sinyal şiddeti ve kalitesi BER hata oranı göstergesi vardır.

Eğer işiniz buysa veya sık sık çanak kuruyor iseniz her yeni denediğiniz çanak için böyle bir karşılaştırmayı yapabilmek üzere standart olarak kullanacağınız bir LNByi elinizde tutmanız ve her uydudan belirli kanallar için daha önce ölçtüğünüz bazı değerlerin kaydını tutmanız yararlı olacaktır.

Belli başlı çanak üreticilerinin emsal özellikteki çanakları arasındaki performans farkının da genellikle ince ayarda gösterilebilecek titizliğin sağladığından çok fazla olmadığını belirtelim. Önemli farklar genellikle yanlış odak ayarı, kusurlu LNB, yanlış feed gibi farklardan kaynaklanmaktadır. En iyi şekilde üretilmiş bir çanağın bile kötü nakliye sırasında en kötü verimi sağlayacak deformasyona uğrayabileceğini hatırdan çıkarmayalım. (Çanağa profilden baktığımızda tek bir çizgi yerine 8 görüyorsak çanak deforme olmuş demektir.)

Ayrıca iyi ayarlanmış ve sabitlenmiş bir çanak sol/sağ aşağı/yukarı yönlerde kuvvetlice çekiştirmenize rağmen yayını kaybetmemeli, bıraktığınızda da eski kazanç seviyesine ulaşabilmelidir. Aksi halde çanak yeterince rijid olmadığından kısa sürede verimini kaybedip işe yaramaz hale gelebilir.

Özellikle saç çanaklarda üzerinde tırnakla kazınamayan epoksi tipi boya olması çok önemlidir, çünkü boya kalktığında çanak korozyona karşı hiç korunmasız kalacağından süratle işe yaramaz hale gelir. Ancak her çanağın veriminde hiçbir azalma olmadan istendiği zaman istenen renge kolayca boyanabileceğini belirtelim.

uyduTvhaber.net adresinden alintidir

Etiketler: , , ,  
180 kez okunmuş.

Parabol Çanak Antenler26 Nisan 2009 - 14:33

Ekleyen : admin | Kategori : ANTEN KURULUMU | Henüz yorum yapılmadı

Parabol
Çanak Anten / Dish Antenna

Çapı sıfır olan (bu bir nokta demektir) çember altta olmak üzere çapları giderek ve sıralı büyüyen sonsuz sayıda çemberin üst üste konmasıyla elde edilen bir yapıdır. Çemberlerin merkezlerini birleştiren doğru parabolün eksenini oluşturur. Parabolün iç yüzeyinin ayna olduğunu düşünürsek, eksene parelel gelen ışınlar parabolün yüzeyinden yansıyarak eksen üzerinde bir noktada toplanırlar. Işınların ekseni kestiği nokta tektir ve bu noktaya parabolün odak noktası (focus) adı verilir. Ekseni parabol ile buluştuğu nokta da tektir ve bu noktaya da parabolün merkezi veya başlangıç noktası denir. Aynı eksen ve merkezi paylaşan sonsuz sayıda parabol vardır.

PARABOLLERİN BİZLERİ İLGİLENDİREN UYGULAMALARI
Simetrik çanak antenler (Prime Focus) yukarıda tanımladığımız parabolü eksenine dik bir düzlemle kestiğimiz zaman sınırlı bir parabol parçası ortaya çıkar. Elde edilen yeni yapı simetrik bir çanak anten veya simetrik bir reflektördür. Çanak anten tasarımı yapılırken öncelikle çok önemli iki parametre tespit edilir. Bu parametreler çap (Diameter, D) ve “F/D” oranıdır. “D” ve “F/D” bilindiği taktirde parabol belirgin halde demektir. “D” parabol anteninin çapı (Diameter), “F/D” ise odak (Focus) uzaklığının çapa uzaklığıdır. “d” parabol anteninin derinliğini ifade eder.

Yukarıdaki şekilde konu ile ilgili büyüklükler ifade edilmiştir. Parabolün eksenie dik bir düzlemle kesilmesi neticesinde ortaya çıkan çanak antenin büyüklükleri arasında kısaca şu bağlantı vardır:
F = D2/16d burada D: çap F: odak uzaklığı d: derinlik
Bu formül tasarımcının işine yaradığı gibi, montajcınında bazen yardımcısı olabilir. Örneğin feed tutucu çubukları olmayan bir antenin odak noktasını bu formül yardımıyla hesaplamak olasıdır. Zira “D” ve “d” çanak üzerinden ölçülerek formülde yerine konur ve “F” hesaplanır.

PARABOL ÇANAKLARDA VERİM

Parabol çanaklar derinleştikçe (kavis arttıkça), istenilmeyen sinyaller büyük oranda kabul edilmezler, yani istenilmeyen harici sinyaller reddedilirler.Ancak bu durum çanağın verimini, kazancını düşürmektedir, çanaktan beklenen verimi azaltmaktadır.

Peki, verimi yüksek, ideal bir parabol çanak nasıl olmalıdır?

Öncelikle daha önceki konumuzda incelediğimiz, F (Focal Lenght) Odak Uzaklığı ve D (Dish Diameter) Çanak Çapı burada işimize çok yarayacak.

Çünkü burada parabol çanaktan maksimum verimin alınabilmesi için yapacağımız hesaplamada F ve D ölçülerini kullanacağız.

Daha önceki yazımızda kullandığımız ölçüler

F = 77,45
D = 143 idi.

Burada kullanacağımız formülümüz ise basit

F / D

1.ŞEKİLE GÖRE

F / D oranını bulalım

77,45 / 143 = 0,54

F / D oranı 0,40’ın üzerinde ise çanaktan elde edilen verim ve sinyal kalitesi yüksektir.

2.ŞEKİLE GÖRE

Çanak derinleştikçe, çanağın kenarları ile Feed Horn arasındaki açı genişleyecek, F Odak Uzaklığı kısalacak ve çanağın yansıtma verimi düşerek, daha az sinyal yakalanacaktır.

Çanağın derinliği azaldıkça, çanağın kenarları ile Feed Horn arasındaki açı daralacak, F Odak Uzaklığı artacak, çanağın görüş açısı genişleyecek, daha fazla sinyal toplanarak Feed Horn’a yansıtılacak ve çanağın yansıtma verimi yükselerek daha fazla sinyal yakalanmış olacaktır.

SONUÇ OLARAK

1-İdeal bir parabol çanağın derinliği (D) az olmalı,
2-Odak Uzaklığı (F) yüksek olmalı
3-F / D oranı 0,40’ın üzerinde olmalı,
4-Çanağın kenarları ile Feed Horh arasındaki açı 120º ‘nin altında olmalı

Etiketler: ,  
67 kez okunmuş.

Antenlerin Kuruluş ve Ayarlanışı26 Nisan 2009 - 14:22

Ekleyen : admin | Kategori : ANTEN KURULUMU | Henüz yorum yapılmadı

Seçilen konuma anten direğinin sağlam bir şekilde tespit edilmesi anten montajının en önemli kısmıdır. Hareketli (polar) antenler için direğin yere 90 derece dik tespit edilmiş olması gerekir. Bu durum anten montaj ve ayarına geçilmeden önce ölçülerek kontrol edilmelidir. Vidaların daha sonra rüzgar vibrasyonuyla kendiliğinden gevşemesini engellemek için daima yaylı pullar kullanılmalıdır. Eğer anten demir aksamının kaplamasına korozyon bakımından yeterince güvenmiyorsanız soraki bir servis sırasında korozyon yüzünden açılamaz duruma gelmesini engellemek için de vida ve elevasyon çubuğu dişlerinin ince bir gres tabakasıyla kaplanması tavsiye edilir. Direğin tespit edildiği zeminin bir alt kat ile su yalıtımını bozmamak için hem ankrajın yapılması sırasında hem de direk montajından sonra özel yalıtım önlemleri almak gerekir.

Seçilen anten kullanıldığı yerin özelliklerine uygun olmalıdır. Polyester (fiberglass) antenler mekanik (rüzgar yükü vs.) zorlamalara daha dayanıklıdır. Ancak zamanla çatlama ve nem alarak deforme olabilme olasılığı yüksektir. Metal antenler ise sıvama veya pres aluminyum veya saç, offset veya parabol oluşuna göre çeşitlidir. Yekpare, kaynaklı veya 8-24 parçalı montajlı olabilir. Perfore (delikli) veya solid olabilir. Saç antenlerin kaplaması zayıfsa kısa sürede korozyon (paslanma) riski fazladır. Çok rüzgarlı yöreler için tercih edilebilecek olan perfore saç antenlerde bu risk daha yüksektir. Alüminyum antenler ise, ince ve yumuşak malzemeden sıvanmışsa kısa sürede (rüzgar v.s.) deforme olabilir. 1.2m den küçük çaplı antenler için genellikle offset form tercih edilir. Parçalı antenlerin ise üretimi ve montajı daha pahalı ve zahmetli olduğundan genellikle tercih edilmemektedir.

Ayni çap ve özellikteki antenlerin marka ve modele göre farklı verimliliklerde oldukları unutulmamalıdır.

Anten direği seçilen antenin ayrılmaz bir parçası olmakla beraber monte edileceği zeminin düşey veya yatay oluşuna göre uygun özellikte seçilerek temin edilir , veya bazı durumlarda kaynakla özel tarzda modifiye edilerek yapılır.

Çanak kurulacak yer ve direğin özellikleri teknik uygunlukların ötesinde görünüm özellikleri bakımından da ilgililerin onayına ve bulunduğu yerin inşaat standartlarına tabidir. Direk bütün bu esaslar gözönünde bulundurularak ve ileride sökülmesi gerektiğindeki koşullar da gözönüne alınarak monte edilmelidir.

Direğin dikliği, sağlamlığı ve izolasyon durumu kontrol edildikten sonra çanak montajına geçilir.

Çanak tüm parçaları doğru olarak takıldıktan sonra direğin tepesine oturtulur. Bu safhada tüm tespit vidaları sıkılmalı ve LNB odak uzaklığı kontrol edilmelidir. Çanağın parabol geometrisi hiçbir şekilde deforme edilmemiş olmalıdır. Taşınma veya direğin bulunduğu yere çıkartılması sırasında geometrisini bozacak herhangi bir darbe veya stres almış olması çanağın verimini çok fazla düşürür. Bu bakımdan ayardan önce antenin yüzey düzgünlüğü ve kenardan kenara bakılarak aynı düzlemde olduğu iyice kontrol edilir. Tam bir düzlem üzerine yatırıldığında bütün kenarları değmeyen bir çanaktan iyi verim alınması mümkün değildir.

Çanağın düzleminde olduğu aşağıdaki şekilde gösterildiği gibi çanağın kenarından kenarına birbirine dik iki ip (veya tel) gerilerek kontrol edilebilir. Birbirine dik ipler arasında boşluk varsa bu boşluk sıfıra indirilecek şekilde çanak esnetilerek tüm çevresi bir düzlem üzerine getirilmeye çalışılır.

Ayara geçilmeden önce azimut ve elevasyon ayarlarına yarayanlar dışında tüm vidalar sıkılır. LNB’nin çanağın tam ortasına baktığı ve kenar düzlemine tam dik durduğu kontrol edilir.

Antenin istenen uydu pozisyonuna ayarlanması için kullanılabilecek çeşitli alet ve cihazlar bulunmaktadır. Çanağın mekanik olarak istenen uyduya bakar konuma ayarlanabilmesinde pusula ve eğimmetre kullanılır. Bunun için öncelikle bulunulan yöreye göre o uydunun yerel ve kalkış açılarının bilinmesi gerekir.

Türkiyenin çeşitli yörelerinden en çok kullanılan 20 uydu konumuna ait gerekli azimut (yerel açi ve elevasyon (kalkış açısi) bilgileri ile polarizasyon açıları AZ, EL, POL tablomuzda verilmiştir.

Bu bilgilere göre pusulayla azimut (yerel açi eğimmetre ile de elevasyon (kalkış açısi ayarlanır. (Bkz. Şekil 1) Her ikisinin birlikte oldukça kolay ve hassas bir şekilde ayarlanabilmesi amacıyla yapılmış özel enstrumanlar da mevcuttur.

Çanağın mekanik olarak uyduya yönlendirilmesinden sonra LNB takılarak gelen sinyal ölçülür. Bu iş için de $25 -den $15.000 e kadar çeşitli değerlerde enstrumanlar kullanılabilir. En ucuz ve basit olanı gelen sinyali “kanarya” tabir edilen çeşitli tonda ses işaretine veya ibreli bir “sinyalmetre” gösterge değerine dönüştüren enstrumanlardır. Bu enstrumanlarla azimut, elevasyon ve polarite ayarları en yüksek işaret değerini gösterecek şekilde ayarlanabilir. Daha sofistike cihazlar ise alınacak tv, radyo, data işaretinin özelliğine göre tam olarak ölçülmesini güç, gürültü enterferans durumlarının belirlenmesini sağlar.

Her durumda azimut, elevasyon ve polarite (LNB kendi etrafında döndürülerek) ayarları alınan sinyali en yüksek değere ayarlayacak şekilde yapılır. Son olarak odak uzaklığı (fokus, LNB ile çanak arasındaki mesafe) deneyerek ve mm bazında ölçerek kontrol edilir. LNB doğru odaklanmış ise çanağa yaklaştırdığınızda da uzaklaştırdığınızda da sinyal zayıflamalıdır.

LNB’nin tam merkezde ve maksimum sinyal seviyesi sağlayacak odak uzaklığında olduğu kontrol edildikten sonra ayar işlemi tüm vidalar sıkılarak bitirilir.

Seçilen LNB ve feed alınacak yayın ve kullanıcı sayısı özelliklerine göre C veya Ku bandı , R/L, V/H, Single, Switchable, Wideband, Universal, Dual, Twin, Quad olabilir. Sinyal /Gürültü oranı (S/N) fiyatına göre en düşük K/dB değerinde olmalıdır.

Kullanım şekline göre basit LNB+Feed ya da LNBF olabileceği gibi OMT, polarizör, depolarizör, corotor, dipleksör, multifocus (2 veya daha çok LNB grubu) gibi çeşitli parçaların kullanıldığı bir asamble şekil de uygulanabilir. Antenin offset veya parabol oluşuna, alınacak yayının C/Ku bandı oluşuna ya da antenin, sabit veya hareketli oluşuna göre seçilecek feedhorn ve diğer malzemelerin farklı olacağı unutulmamalıdır.

Tek ya da çok kullanıcının bir veya daha çok çanaktan yayın alma durumları da kullanılacak malzeme ve montaj konfigürasyonlarını farklı farklı yapmaktadır. Çok kullanıcılı uygulamalarda alınacak her polaritenin ayrı ayrı dağıtım kutusuna getirilmesi esastır.

Çanak yerinden kullanıcının (TV’nin ve uydu alıcısının ya da sinyal dağıtım merkezinin) bulunduğu yere kadar olan kablo güzergahının olabildiğince kısa seçilmesi gerekir. 30m nin üzerinde mesafeler için sinyal kaybı dikkate alınarak özel önlemler gerekebilir. Standart olarak düşük kayıplı RG6 kablo ve F tipi bağlantı elemanları seçilir. Kablonun ezilme, burulma, kılıfının çatlaması durumlarında sinyal verimi düşerek sistemde arıza oluşur. Kısa devre ve diğer hatlardan kaçaklar cihazlarda hasara yolaçabilir.

Ek yerlerinden soğuk havalarda vakum ile nem çekme, sıcak havalarda ise buharlaşma ile nem tüm kontaklara işleyerek korozyon yapması ve arızalara yol açmasının engellenmesi için tüm ek yerlerinde özel izolasyon önlemleri alınmalıdır.

Feed sisteminin (komple LNB grubu) merkezlenmiş ve doğru odak uzaklığında olduğunu kontrol ediniz. Uydu tarama işlemine başlamedan önce feed’in veriminin iyi durumda olması önemlidir.

Çanağın arkasından baktığınızda kol (aktüatör-motor) bağlantısı çanağın sağında kalıyorsa kol içeri doğru çekerken çanak sağa (batıya) doğru dışa doğru iterken ise sola (doğu yönünde) hareket etmelidir. Anten bu hareketi sırasında gökyüzündeki sabit uyduların bulunduğu kuşağı (aşağıdaki şekle bakınız) bir yay çizerek tarar. Yani hareket sahasının en ortasında en yukarı bakar konumdadır. Bu konumda iken çanak tam güneye 180 dereceye (kuzey = 0 derece) bakacak şekilde kuzey güney ayarını (anten mount’unun kendi etrafında dönmesine izin veren vidaları sıkarak) yapınız. Kolun çekmesiyle antenin etrafında döndüğü milin yerle yaptığı açıya SAPMA açısı denir ve bu açı antenin yerle yaptığı açı (elevasyon – kalkış açısi na göre 5.5 derece (Sinop 5.85, İstanbul 5.74, Antakya 5.16) eksiktir. Deklinasyon (eğim) açısı denilen bu açı gökyüzünde taranan yayın bombeliğini değiştirir. SAPMA açısı tepede ayar yapılan (ASTRA, Arapsat2A) uydunun elevasyon açısının 5.5 derece kadar eksiği olacak şekilde ayarlandığında kolun hareketiyle çanak tüm uydu kuşağını doğruya yakın şekilde tarayabilmelidir. Bu şekilde yapılan kaba ayardan sonra esas ayara geçilir. En kolayı tarama kuşağının ortasında ve tepesindeki (ASTRA gibi) bir uyduda kutup ekseni ve deklinasyon ofset açılarını önce ayarlayıp, kuzey güney yönünü ise kenar uçlardaki (PAS4, Intelsat 601 gibi) bir uyduda ayarlamaktır. Buradaki basit kural elevasyon ayarlarının yüksekteki (26.0° Doğu Arabsat 2A veya 19.2° Doğu Astra gibi), kuzey güney ayarının ise ufka yakın alçaklıktaki (100.5° Doğu Asiasat2 veya 37.5Batı Orion 1 gibi) bir uyduda yapılmasıdır.

Tüm elektrik bağlantılarını kontrol edip cihaza ceryan veriniz.

Kuşağın ortasında tepede (ASTRA veya Eut IIf3) zayıf da olsa bir sinyal yakalamaya çalışılmalıdır. Bunun için yukarıda sözü edilen türde bir sinyal ölçüm cihazı gerekebilir.

Sinyali aldıktan sonra bir yayın frekansına ayarlanarak sinyal şiddeti en çok olacak şekilde hafifçe doğu veya batıya kımıldatılmalıdır. Daha sonra alınan sinyali arttıracak şekilde kutup ekseni açısı yeniden ayarlanır.

Feed sisteminizi sinyal şiddetini arttıracak şekilde tekrar ayarlayınız. Bu feed sisteminizin son ayarıdır. Bu ayara bir daha dokunmayınız.

Kuşağın bir ucundaki (PAS4 veya Orion 1 gibi) bir başka uyduya geçerek ikinci bir kanala ayarlanmayı deneyiniz. Burada ve 4 deki sinyal yakalama sırasında tarama(scan) özellikli bir uydu alıcı veya enstruman oldukça yararlı olur. Aksi halde cihazı frekans ve polaritesini bildiğiniz ve o sırada yayını olan bir kanala ayarlamak gerekir. Eğer hedeflediğiniz uydu yayınını alamazsanız yukarıda 4 de bulduğunuz uyduya daha yakın bir başka uydu seçerek aynı işlemi yapmalısınız. Eğer merkezdeki uydunun yakınındakiler dışında bir uydu yakalıyamıyorsanız kuzey güney ayarınız önemli ölçüde hatalı demektir. (Bkz. Şekil 3)

Bulduğunuz ikinci uydudaki bir kanalı frekans, polarite, doğu batı ayarlarıyla olabilen en iyi şekilde ayarlayınız.

Alınan sinyalin artması için antenin yukarı mı kalkması aşağı mı inmesi gerektiğini belirleyiniz. Herikisi de değilse anteni bulunduğunuzun aksi (doğu-bati istikamette en uçtaki bir uyduya çeviriniz. Tüm uydular tam yerinde görünüyorsa (nadiren olur) madde 12 ye atlayınız. Eğer ayar gerekiyorsa aşağıdaki şekle bakarak anteni hangi yönde çevirmeniz gerektiğine karar verebilirsiniz.

Kuzey güney ekseni ayarını doğru yönde hafifçe değiştiriniz.

İlk bulduğunuz uyduya geri dönerek kuşağın tam yerine oturtabilmek üzere yukarıdaki işlemleri tekrarlayınız. En iyi sonucu alabilmek için bu işlemin ortada en tepedeki uydu dışında en batı ve en doğudaki uydular için de tekrarlanması gerekir.ümkünse ortada, batı ve doğu uçlarındaki üç uyduda aynı polarite formatında çalışır durumda yayını olan kanallar seçiniz. Skew (polarite kaymasi ve video ince ayarlarıyla son defa oynayarak bir uydudan en yüksek sinyal seviyesi alacak ayarlamayı yapınız. (İşlem sonuna kadar bu ayarlar sabir kalmalıdır.) 4 den 9 a kadar olan adımları her üç uyduda da en yüksek değeri okuyacak şekilde tekrarlayınız. Bu noktada deklinasyon ofset açısını da hafifçe düzeltmeniz gerekebilir. Her üç uyduda da en yüksek okuma değerini istikrarlı bir şekilde elde edinceye kadar muhtemelen birkaç defa gidip gelmeniz gerekecektir.

Son olarak en zayıf sinyal alınabilen uydular ve kanallar denenir. Ayarlar iyileştirilerek eğer tüm kuşak üzerindeki uydulardan en -yüksek sinyal seviyeleri alınabiliyorsa anten ayarı bitmiştir.

Tüm vidalar sıkılırken sinyal seviyelerinin azami değerinde kaldığı gözlenmelidir.
Yukarıdaki tüm işlemler sırasında kol(actuator arm) hareketinin mekanik veya elektriksel sınırsız olarak yapıldığı farzedilmiştir. Anten ayarları bitirildiğinde kol da Doğu (E) ve Batı (W) heriki yöndeki sınırlarına uygun mekanik sınırlara varacak şekilde ayarlanarak sıkılır. Kol ayrıca içindeki nihayet mikroşalterleri sayesinde elektriksel olarak bu sınırlara varmadan kendi kendini durdurur. Kolun takılışında tutucu bileziğin kaydırma yapmayacak şekilde çok iyi sıkılmış olmasına, çanağa bağlandığı mafsal noktasının boşluk olmayacak ve sıkışma yapmayacak durumda olmasına, motor kısmının üzerinde işaretlendiği gibi (içine su girmesi durumunda kolayca dışarı çıkmasını engellemeyecek tarzda) yukarı doğru durması ve contalarının sıkılı olmasına ve elektriksel bağlantılarının doğru yapılmış olmasına özellikle dikkat edilmelidir.

Anten ayarı bitirildikten sonra, antenin uydu alıcısı, video cihazı televizyon, müzik seti gibi diğer cihazlarla olan �klasik� bağlantı düzeni yukarıdaki şekilde yapılır. DiSEqC 1.2 sistemli polar anten düzeninde ise bağlantı çok daha basit olup, antenden uydu alıcısına sadece bir koaksiyel kablo gelir, TV, VCR gibi cihazlara ise sadece bir standart SCART kablo bağlanır.

107 kez okunmuş.

Antenlerin Yer Seçimi26 Nisan 2009 - 14:16

Ekleyen : admin | Kategori : ANTEN KURULUMU | Henüz yorum yapılmadı

ANTENLERİN YER SEÇİMİ

Montaj yapılacak yerin keşfi sırasında 3 şeye özellikle dikkat edilmelidir.
Anten direğinin sağlam bir şekilde tespit edilebileceği bir zemin bulunması. (Beton platform, çatı terası, asansör makine dairesi üstü türü zeminler bu iş için özellikle uygun olmaktadır.) Sabit antenler için zeminin düşey veya yatay, hatta eğimli olması sorun değildir. Çelik dübel ankorajının uygun şekilde yapılabileceği tercihan beton zemin aranmalıdır. Böyle bir zemin bulunamaması halinde çelik konstrüksiyon veya betonarme olarak bu zemin hazırlanır. Kiremit çatılarda çatı mahyası anten montaj ayağı ve matkap girecek kadar kiremitler söküldükten, tahtalar kesilip açıldıktan sonra, ayak çatı tavan betonuna çelik dübeller ile monte edilir. Antenin ve direğinin büyüklüğüne göre 8-16mm arası çaplı dübeller kullanılır. Esnemesi olmayan ahşap konstrüksiyon üzerine veya balkon demirlerine de montaj yapılabilir.

Montaj noktasının sözkonusu uydu azimut ve elevasyonunda gökyüzünü engelsiz görebilir durumda olması. ( Hareketli antenler için bu tüm sabit uyduların bulunduğu Clarke kuşağını görebilmesi demektir.) Ayrıca montaj noktasının yerel mikrodalga linklerinin veya kuvvetli manyetik alanların güzergahı üzerinde de bulunmamasına dikkat edilmelidir.

Montaj noktasının servis ve ayar işlemleri sırasında, ya da daha sonra başka bir uyduya ayar değişikliği yapmak istendiğinde çanağın döndürülebilmesini veya LNB’ye elle erişilebilirliği engeller bir konumda olmaması. Çanağın mekanik olarak hasar görebileceği şiddetli rüzgarlar, atılan, uçuşan objeler, konaklayan iri kuşların güzergahında bulunmaması. Şiddetli is, kurum, çamur, böcek istilası, veya kimyasal kirlenmelere maruz kalınacak yerlerin seçilmemesi gerekir. Antenin görüş alanı önüne daha sonra geçebilecek konstrüksiyon, inşaat, veya büyüyen ağaçlar antenin çalışmasını engeller. Yıldırım çekebilen açık alanlarda özel tertibat gerekir. Ayrıca çanak anten güneş ışınlarını da LNB üzerine odakladığından güneşin öğlen saatlerinde tam da uydunun bulundugu pozisyondan geçtiği durumlarda oluşacak yüksek hararet LNB yi tahrip edebilir.

Etiketler: , ,